Ekonomi,  Kategoriler

Dolar neden yüksek ve doların fiyatı bizi neden ilgilendiriyor?

Neredeyse hepimiz, her gün Amerikan dolarının fiyatına bakıyoruz. Özellikle son aylar da hatta 2019’dan beri doları iyice takip eder olduk. Aslında her zaman takip ediyoruz ama yükselince daha da çok takip ettik demeye çalışıyorum.

“Bizim paramız Türk lirası, Amerikan dolarıyla ne işimiz var?” diyenler oluyor. Evet haklılar bizim paramız gerçekten de Türk lirası. Cümlenin ikinci kısmı soruysa cevaplamak için buradayım. Eğer dolar kullanmama anlamındaysa yanıldığınızı söyleyebilirim. Çünkü doları, dolaylı yoldan kullanıyoruz.

Amerikan doları da bir döviz. Dünya üzerinde birçok ülke var ve bu ülkelerin paraları var. Mesela Japon yeni veya Danimarka kronu. Bunlar varken neden özellikle Amerikan doları?

Aslında sadece dolar konuşulmuyor. Mesela ben Edirneliyim ve Edirne’de yaşıyorum. Burada bulgar levası ve Yunanlıların kullandığı euro da konuşuluyor. Eminim Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesinde yaşayan insanlar da Gürcistan larisini konuşuyorlardır. Çünkü komşularımıza yakın şehirlerde yaşayan insanlar için ticaret daha da kolay oluyor. Komşular geliyor ve biz de onlara gidiyoruz.

Yavaştan asıl konumuza gelelim. Bu yazımda ana konum dolar. Eminim çoğumuz dolar konusunda bilinçliyiz ama bazı soruları cevaplamak istiyorum. Örneğin; Amerikan doları bizim paramız değil ama neden fiyatlarına bakıyoruz? Neden doların düşmesini istiyoruz? gibi sorular. Belki daha da fazla soru vardır ama bu 2 sorunun üstünde durmak istiyorum. En son ise Amerikan dolarının nasıl düşebileceğini yazacağım ve türk lirasının dünyada dolardan nasıl daha da değerli olabileceğini söylemeye çalışacağım.

Amerikan doları

İlk başta dolardan biraz bahsedeyim. Dolar sadece Amerikan doları olarak mevcut değil. Avustralya doları, Yeni Zelanda doları ve Kanada doları da mevcut. Gerçi kraliçe II. Elizabeth’e ait olan topraklar neden İngiliz sterlini değil de dolar? Bu da ayrı bir konu.

Konumuza gelecek olursak, bu yazımda Amerikan dolarını anlatacağım. Sadece dolar diye yazınca Amerikan doları olduğunu anlayın.

USD yani Amerikan doları, Amerika Birleşik Devletleri’nin para birimidir. Uluslararası yapılan ticaretlerde kullanılan iki paradan biridir. Biri Amerikan doları, diğeri ise eurodur.

Amerikan dolarının fiyat seyri

5 sene önce yani 2016 yılının şubat aylarında 1 Amerikan doları 2,95 Türk lirası civarlarındaydı. Şu an ise 7,40 civarlarında. 6 Kasım 2020 de ise Amerikan doları 8,51 tl ile rekor kırdı. Başımızın ağırdığı bir gündü.

Artma ve azalma sebepleri

Size ilk önce fiyatın arz ve talep sonucu oluştuğunu söylemem gerekli. Bir ürünü talep eden yani isteyen sayısı arz edenden yani sunandan fazlaysa, o ürünün fiyatı artar. Arz eden talep edenden fazlaysa o ürünün fiyatı düşer. Piyasada bir üründen bolca varsa değeri düşer, çok az varsa ise değeri artar da diyebiliriz.

Eğer bir ülkede yabancı yatırımcı sayısı az ise veya ihracat oranı düşükse, o ülkeye döviz çok az girer. Bu yüzden o ülkede yeteri kadar döviz bulunmaz. Ülkedeki ulusal para miktarı bolsa ve döviz de az ise, döviz değerli olur. Ayrıca o ülkede yatırım aracı olarak dövizin kullanılması, yani dövizin o ülke vatandaşları tarafından talep edilmesi de döviz fiyatlarını yükseltir.

Sadece yatırımcılar talep ettiği için döviz fiyatları artıp azalıyor denmesi yanlış olur. Dövizdeki değişimler, hükümetin ve merkez bankasının aldığı kararlarla da bağlantılıdır.

Ülke içinde dövizi satan yani arz eden sayısı talep edenden fazlaysa dövizde de bir miktar düşüş getirecektir. Ayrıca ülkenin adil ve şeffaf bir hukuk devleti olması, hukuka güvenin olması ve siyasi gerilim seviyesinin düşük olması da döviz değerinin azalmasına etkendir.

Amerikan doları Türk lirasına nasıl etki eder?

Doların fiyatındaki artış, Türk lirasını olumsuz yönde etkilemektedir. Tam tersi bir durumda, yani doların fiyatında olacak azalış ise Türk lirasını değerlendirecektir.

Tabi Türk lirasının değerinde ki artışın veya azalışın sebebi az önce de söylediğim gibi sadece dolar değil. Konumuz dolar olduğu için diğer sebeplere girmeyeceğim.

Amerikan dolarının önemi

Dünya üzerinde yaygın olarak Amerikan doları kullanılmakta. Tabi resmi para birimimiz dolar değil ama bizim ülkemiz de dış borçlanmayı dolar üzerinden yapıyor. Dünya ile ticaretinde dolar kullanıyor ve hatta dolar üzerinden garantiler veriyor.

Dünyamız artık küreselleşmiştir. Her ülke birbirine bağlı hale gelmiştir. Ülkenin gelişmesi için ise para ve kaynak lazımdır. Bu yüzden ülkeler diğer ülkelerle para akışı için ticaret yapmak ister. Ayrıca yeni kazançlar için yeni yatırımlar yapılmalıdır. Devletlerin büyük yatırımları için finansman ihtiyacı doğabilir. Bu finansman ihtiyacı ise dış ülkelerden dolar ile giderilebilir. Sadece devletin değil, özel sektörün de dolar cinsinden borçlanması gerekebilir.

Ülkemiz dışa kapalı bir ekonomi değil. İthalat ve ihracat yapıyoruz. Devlet ve özel sektör dış borçlanma ile yatırımlar yapıyor. Dışarıdan petrol ve doğalgaz gibi kaynaklar alıyoruz. Devamlı bir borç var ve o borç durmadan devir daim ediyor. Yani bizde diğer ülkeler gibi dünyanın döngüsünün içindeyiz. Bu yüzden ülkemiz için dolar kuru önemli. Ülkemiz için dolar önemliyse, bu vatandaşlar için de önemli anlamına geliyor. Sonuçta biz yaşıyoruz. Vatandaşın parası değerleniyor veya değerini yitiriyor.

Amerikan dolarının Türkiye Cumhuriyetine etkisi

Az önce dünya çarkının içinde olduğumuzu söyledim. O yüzden ilk olarak ithalat ve ihracatı söylemek istiyorum. Doların artması normalde ihracatı artırıp, ithalatı düşürecektir. Çünkü doların artması, ihracat yaptığımız ülkelerin ekonomileri iyi ise, onlar için ürünlerimizin fiyatı düşecektir. Bu yüzden ihracat artacaktır. Diğer ülkelerden alacağımız malın fiyatı artınca, ithal ürün veya hammadde almamız zorlaşacaktır. Bu da ithalatı düşürecektir.

Evet, ihracatın artması ve ithalatın azalması güzel bir şey ama dikkat ettiyseniz normelde dedim. Çünkü Türkiye’de durum tam olarak böyle değil. Bizim ülkemizin ihracatı, ithalata dayalı. Yani ithalat artınca, ihracatta artıyor. İthalat azalınca da ihracat azalıyor. Yapılan çalışmalar ve veriler bunu gösteriyor. Ülkemiz de üretimi daha çok özel sektör yaptığı için, bu durum daha çok onları etkiliyor.

Devletin borcu bitmez. Hep devir daim eder. Dış borcumuzu dolar üzerinden öderiz. Bu borçlar milyar dolar olduğu için dolardaki 1 liralık artış, ödeyeceğimiz miktarı artırır. Tam tersi bir durum olması yani dolardaki 1 liralık azalış, ödeyeceğimiz miktarı düşürecektir.

Almanya 1. Dünya Savaşı sonrasın borçlarını ödemek için bolca para basmıştır. Bu durum Alman markını değersiz kılmış ve enflasyonu da artırmıştır.

Doların artmasıyla bir diğer sıkıntı, vermiş olduğumuz garantilerdir. Ülkemizin özel sektöre vermiş olduğunu garantilerin dolar üzerinden olması, ödenecek olan köprü ve otoyol geçiş veya doluluk sayısı gibi garantileri de etkiliyor.

Amerikan dolarının özel sektöre etkisi

Doların değişmesi özel sektörü de etkilemektedir. Dolarda ki artış sayesinde ihracat yapan işletmeler, yurt dışındaki diğer rakiplerine kıyasla avantajlı bir durumda olabilir. Bu güzel bir şey ama ithalat yapan ya da hammaddesini yurt dışından alan bir işletme için durum hiç de iyi değil. Çünkü ithal malın fiyatı artacaktır. Ayrıca az önce ihracatı, ithalata dayalı bir ülke olduğumuzu söyledim.

Tabi ithalat ve ihracat yapmayan bir işletme, yine de kur artışından etkilenmektedir. Mesela perakende satış yapan bir işletme, ürünlerini başka bir işletmeden alır. Üretimi yapan işletmenin dolardan kaynaklı maliyetleri artınca, satış yapan işletmenin de maliyetleri artar. Ayrıca dolardaki artış petrolün fiyatını artırır ve bu da taşıma maliyetlerine yansır. Kısaca maliyetler her türlü artar. Bu da satış fiyatına etki eder.

Kur artışında, turizmin yoğun olduğu bölgeler daha çok satış yapılabilir. Ürün ve hizmetin fiyatı turistlere ucuza geleceği için daha çok ürünü alıp ve daha çok hizmeti kullanabilirler. Mesela bu da iyi bir şey diyebiliriz ama bu durum arz talep dengesini bozar. Örneğin, ben Edirneliyim ve Edirne’de yaşadığımı söylemiştim. Buraya turistler gelir. Gelmesinler demiyorum ama bir monttan aşağı yukarı beş tane alıyorlar. Bize ürün kalmıyor. Kalırsa da pahalı kalıyor. Sıkıntılı bir durum.

Özel sektörde de yatırım için borçlanma ihtiyacı doğabilir. Ülke içinde borçlanma haricinde, yurt dışından kaynak bulan işletmeler var. Tabi kur fiyatları bu borçlanmayı etkiliyor.

İlk aklıma gelen sektör spor sektörü. Kulüplerimiz transfer için borçlanmaya gidebilir. Bildiğiniz gibi yurt dışından yapılan transferler döviz üzerinden oluyor. Bütün döviz borçlarında olduğu gibi, kurdaki 1 liralık artış ciddi bir oranda borcu yükseltiyor. Zaten kulüplerimizin borçları oldukça yüksek. Siz düşünün doların yüksek olması, onları nasıl zora sokuyor.

Amerikan dolarının bireylere etkisi

“Biz dolarla alışveriş yapmıyoruz ki” diyebilirsiniz. Doğru söylüyorsunuz. Bizim elimiz de dolara değmiyor ama dolardaki artış maalesef Türk lirasının değerini düşürüyor.

Türk lirasının değeri haricinde, kurdaki ufak değişimlerin maliyetlere de etkisi oluyor. Bu da satış fiyatına etki ediyor. Fiyatı da artınca satın alma gücümüz düşüyor.

Tabi bu kur artışının, yurt dışındaki gurbetçilerimizi veya turistleri memnun etmesi normaldir. Alım gücümüzdeki azalışın cefasını biz çekiyoruz ama maalesef sefasını yurt dışındakiler sürüyor.

Paramızın tekrar değerlenmesi için çok çalışacağız

Sonuç olarak baktığımızda Türk liramız, dolar karşısında değer kaybına uğradı. Kurdaki bu artış ülkemizi, her bir sektördeki işletmeleri ve bizleri olumsuz etkiledi.

Artık teknoloji çağında yaşıyoruz. Gelecekte ülkemizdeki gençler başa geçip bizleri yönetecekler. En azından ufak bir cep telefonları olmalı. Çünkü dünyayı takip etmeleri gerekiyor. İleride dünyadan kopuk liderler, sanırım hiç birimiz istemeyiz. Bunu özellikle söyledim. Çünkü ülkemizde, “paran yetmiyorsa telefon alma.” diyenler var. Bilmiyorlar ki artık her şey telefondan oluyor. Hes kodu için bile telefonu gösteriyoruz. Ülkemizin gençleri, diğer ülke gençlerinden aşağı değil. Bu yüzden bu söylem beni sinir ediyor. Çalışıp para kazanarak rahatça aldığımız telefonu satın diyorlar. Bir düşünün, malı satmak zorunda kalmak iyi bir şey mi? Hatta telefonu pahalıya almak?

Bunun haricinde gençlerin kod yazmayı öğrenmeleri gerekiyor. Oyunlar oynayıp oyun sektörüne girmeleri gerekiyor. Türk lirasının değer kaybı yüzünden, teknolojik aletlerdeki fiyat artışı laptop veya bilgisayar almalarını engelliyor. “Oyun oynamasınlar veya kod yazmasınlar” diyebilirsiniz ama ülkemize dövizin girmesi için büyük oyun şirketleri kurmaları ya da kod yazarak programlar geliştirmeleri gerekiyor.

Tabi ki biz gelişen bir ekonomiyiz. Ben burada doların yüksek fiyatına tepki gösteriyorum ama aynı zamanda Türk liramızın değerinin düşmesine de tepki gösteriyorum.

Eskiden 10 lira ile 10 tane ürün alırken şimdi 5 tane ürün zor alıyoruz. Bu beni üzüyor. Bu topraklarda yaşayan insanların refah seviyesinin yüksek olmasını istiyorum. Peki bu durumu nasıl düzelteceğiz? Ülkemizde doların değerini nasıl aşağı çekeceğiz ve Türk lirasımızı nasıl değerlendireceğiz?

Aslında cevap çok basit. Çok çalışıp, üreteceğiz. Bunun için ise motivasyonu ve hayalleri yüksek genç girişimcilere ihtiyacımız var.

Üreteceğiz ama tamamen yerli ürünler üreteceğiz. Tamamen yerli olmasa da, ihracatımızın ithalata bağlı olmaması için gerekli ara malları da üreteceğiz (gerekli doğal kaynak ülkemizde yoksa mecbur alacağız. Örneğin, petrol). Yerli üretimi ne kadar artırırsak, her sektörde en kaliteli ürünleri biz üretirsek ithal ürüne ihtiyacımız azalacaktır. Ayrıca en kaliteli ürünleri bizim yaptığımızı gören diğer ülkeler, bizden ürünler alacaklardır. Böyle ithalatı düşürmeli ve ihracatı artırmalıyız.

Yerli üretim artınca, ihracat yoluyla ülkemize dolar daha çok girecektir. Şirketlerimiz gelişince değerleri artacak ve bu da yabancı yatırımcıyı, şirketlerimizin hissesini almaya teşvik edecektir.

Ülkemize dolar girişi çok olursa, dolar düşecek. Dolar düşünce, Türk lirası değerlenecek. Alım gücümüz de böylece artacaktır.

Türk lirasının tekrar değer kazanması için en iyi ürün üreten ve hizmeti veren işletmeler biz olmalıyız. En güvenilir toplum biz olmalıyız. Turistler ülkemize döviz kuru yüksek olduğu için değil, güzel doğamız ve kültürümüz olduğu için ve hatta saygıdeğer bir toplum olduğumuzu bildikleri için gelmeleri gerekiyor.

Ayrıca adil ve şeffaf bir hukuk devleti olduğumuzu ve hukukuna güvenilen bir ülke olduğumuzu gösterirsek, yabancı yatırımcıları ülkemize çekebileceğiz. Tabi siyasi gerilimin düşük olması ve insanlarının mutlu olması da yatırımcılar için önemlidir. Bu yabancı yatırımcılar sayesinde ülkemize döviz akışı olacaktır.

Hepsi birleşince Türk liramızın değeri artacaktır. Diğer paralardan daha değerli olacak Türk lirası, başka ülkelerde de kullanılmaya başlanacaktır. Böylece yavaş yavaş doların yerini dünyada Türk lirası alacaktır. Efsane bir hayal değil mi? Neden olmasın? Bu hayalin gerçekleşeceğine inanıyorum. Gerçekleşince, gün sonunda gülen Türk milleti olacaktır.

Sayfam yeni olduğundan dolayı okuyucum az. Siz belki ilerde bu yazıyı okuyunca, Türk lirasının değeri umarım artmış olur. Hem yazımı okuyanların sayısı hem de Türk lirasının değeri artınca, gün sonunda ben de gülmüş olurum.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.